SAYI HİSSİ NİÇİN ÖNEMLİDİR?

İnsanın matematik öğrenebilmesini sağlayan bir modül olan sayı hissinin (Butterworth, 2005), iki çekirdek sistem üzerine kurulu olduğu öne sürülmektedir. Bunlar, tam sayı sistemi (TSS) ve yaklaşık sayı (YSS) sistemleridir (Feigenson, Dehaene, & Spelke, 2004). TSS’de sayıların tam değerlerinin (genellikle 5'ten küçük çokluklar) ifade edilebilmesi önemli iken, yaklaşık sayı sisteminde YSS’de, sayısal büyüklüklerin yaklaşık değerlerinin belirlenebilmesi önem kazanmaktadır (Izard, Pica, Spelke, & Dehaene, 2008; Olkun & Denizli, 2015). İnsanda yer alan sayı algısının doğumla birlikte başladığını ve çevredeki uygun uyaranlar ile bu sistemin geliştiğini artık biliyoruz. Yani hem genetik aktarımlar hem de doğuştan getirilen bu çekirdek bilginin uygun uyaranlar ile işlenerek gelişimine destek olunması matematiğin öğrenilmesi açısından önemlidir.
Bazı araştırmacılar, okul matematiğindeki başarıda görülen bireysel farklılıkların YSS'deki hassaslıktan kaynaklandığını savunmaktadırlar (Hellgren, Halberda, Forsman, Ådén, & Libertus, 2013; Mazzocco, Feigenson, & Halberda, 2011). Hatta bu araştırmacılar, diskalkulinin (matematik öğrenme güçlüğü) altında yatan en yüksek olası sebebin YSS'deki duyarlılığın bozuk olmasından kaynaklandığını varsaymaktadırlar (Libertus, Feigenson, & Halberda, 2011; Mazzocco vd., 2011). Bazı araştırmacılar ise, matematik öğrenme güçlüğünün TSS'deki eksiklikten kaynaklandığını öne sürmektedirler (Landerl, Bevan, & Butterworth, 2004).
Bu hipotezlerden farklı olarak matematik öğrenme güçlüğüne neden olan kaynağın YSS ve TSS'den değil de, çokluk ile sembolle temsili arasında bağ kuramamadan, başka bir ifadeyle sembollerden büyüklüğe ya da büyüklükten sembollere erişim eksikliğinden kaynaklandığı savunulmaktadır (Rousselle & Noel, 2007). Bu sistem ise; sembolle erişim sistemi (SES) olarak adlandırılmaktadır (Girelli, Lucangeli, & Butterworth, 2000; Rousselle & Noel, 2007). Fikirlerin, düşüncelerin, kavramların ve prosedürlerin örneğin; analog çoklukların sembolik çokluklara dönüştürülebilmesi yeteneği bilebildiğimiz kadarıyla canlılar arasında sadece insanda bulunmaktadır. Bu yetenek sayesinde insanoğlu bugün bulunduğu teknolojik seviyeye ulaşabilmiştir.